Mercek

“Mercek”, ışığı kırarak görüntüleri büyüten veya küçülten saydam cam ya da plastik maddeden yapılmış optik araca verilen isimdir. Mikroskop, dürbün, fotoğraf makinesi ve gözlük gibi birçok cihazda mercek kullanılır. Ayrıca mecaz anlamda “bir konuyu dikkatle incelemek” anlamında da kullanılır.

Mercek Kelimesinin Türü

İsim (Somut)

Mercek Kelimesinin Kökeni

Arapça kökenlidir. “Mirʾât” (ayna, yansıtan yüzey) kelimesinden Türkçeye geçmiştir.

Mercek Kelimesinin Eş Anlamlısı

Lens

Mercek Kelimesinin Zıt Anlamlısı

Zıt anlamlısı yoktur.

Mercek Kelimesi İle İlgili 30 Adet Örnek Cümle

Bilim insanı, örneği mikroskobun merceğinden dikkatle inceledi.

Gözlüğümün merceği çizildiği için bulanık görüyorum.

Fotoğraf makinesinin merceği güneş ışığına çevrilmemelidir.

Mercek yardımıyla küçük yazıları daha net okuyabildim.

Çocuk, büyüteç merceğini kullanarak karıncaları gözlemledi.

Mercek, ışığı odaklayarak net bir görüntü oluşturur.

Kameranın merceği yağmurdan buğulanmıştı.

Dürbünün merceği uzağı yakınlaştırmak için ayarlandı.

Göz doktoru, yeni gözlük merceklerimi ölçtü.

Mercek, optik biliminin temel parçalarından biridir.

Bilim laboratuvarında merceklerle yapılan deneyler çok dikkat çekiciydi.

Fotoğrafçı, merceğini temizleyip çekime hazırlandı.

Merceğin odak noktası doğru ayarlanmazsa görüntü bulanık çıkar.

Büyütecin merceğiyle kitabın eski yazılarını çözmeye çalıştı.

Mercek sayesinde çok küçük detayları bile fark etmek mümkün.

Güneş ışığını mercekle kağıda odakladığında duman çıktı.

Fotoğrafın netliği, merceğin kalitesine bağlıdır.

Merceğin kırılma açısı, ışığın yönünü değiştirir.

Gözlüğümün merceği güneş ışığında parlıyordu.

Bilim insanları, yeni teleskop mercekleri üzerinde çalışıyor.

Mikroskobun merceği çok hassas bir camdan yapılmıştır.

Mercek kullanmadan çıplak gözle görmek çok zordur.

Fotoğrafçı, geniş açılı bir mercek tercih etti.

Mercek yardımıyla uzak yıldızları incelemek mümkündür.

Mercek, görüntüyü büyüterek gözlem yapmayı kolaylaştırır.

Dürbünün merceği sis yüzünden işe yaramaz hale geldi.

Merceği doğru açıyla tutmak ışığın yönünü belirler.

Kamera merceğine düşen yağmur damlaları görüntüyü bozdu.

Bilim insanı, merceğin altındaki bakterileri tek tek saydı.

Gazeteci, olayı mercek altına alarak tüm yönleriyle inceledi.

Mercek Kelimesinin Kullanım Alanları

– Optik aletlerde (mikroskop, dürbün, kamera, gözlük)

– Bilimsel araştırmalarda

– Fotoğrafçılıkta

– Mecaz anlamda: “Bir olayı mercek altına almak” (yakından incelemek)


sponsorlu bağlantılar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir